Butlancı CHP’liden ‘dokunulmazlık’ çıkışı

Img

CHP Ordu Milletvekili Mustafa Adıgüzel, fındıkta hasat sezonuna günler kala konuya ilişkin Genel Merkez’de basın toplantısı düzenledi. Yüksek maliyetler ve fiyat belirsizliğinin üreticiyi bahçeye bile girmemeye sevk ettiğini kaydeden Adıgüzel, şunları söyledi:

“Şu anda Ordu’da bir sitede tam 580 fındık parseli satılık durumda. Fındık, Türkiye’nin bir numaralı tarım ihracat kalemidir. Tam 400 bin üreticimizin ve 8 milyon yurttaşımızın ekmek kapısıdır. Tek başına tarım ihracatının yüzde 10’unu oluşturmaktadır. Geçen yıl fındık üreticisine yapılan zulüm, bir üretici soykırımına dönüşmüştür. Geçen yıl fındık üretiminde tarihin en düşük rekoltesi olmasına rağmen, piyasa gerçekliğinin aksine fiyat yukarı gideceği yerde aşağı düşürülmüştür.

“AK PARTİLİ BAYRAKTAR’IN GÜNDEMİ FINDIK ÜRETİCİSİ DEĞİL”

Rekabet Kurulu tarafından da kötü sicili tescillenen tekel firma Ferrero ile Türkiye’deki paydaşları, bir birlik olarak açıkça Türkiye’de fındık üretimine operasyon düzenlemiştir. Burada hükümet, Tarım Bakanlığı, Toprak Mahsulleri Ofisi, FİSKOBİRLİK gibi üreticiyi ve Türkiye’yi koruması gereken kurumlar ise bu işi seyretmiştir. Toprak Mahsulleri Ofisi, fındık taban fiyatı 200 lira olarak açıklanmışken, ki adı üstünde taban fiyat iken, fındık fiyatı 200 liranın da altına, taban fiyatının da altına düşürülmesine rağmen sesini çıkarmamış, destek alımı yapmamıştır. FİSKOBİRLİK Üretici Birliği adeta siyasi operasyon aparatı haline gelmiştir. Çünkü başında zaten AK Parti Sakarya Milletvekili Bayraktar vardır. Kendisi, fındıktan üreticinin ne kazanacağı değil, kendisinin ne kazanacağı üzerinden, kamuoyuna yansıyan maaşının eksik olduğu gibi polemiklerle konuşulmaktadır. En sonunda herhalde maaşı da az geldi ki bana tazminat davası açmıştır. Gündemi fındık üreticisi değildir. 

“MUHALEFET DE ÜRETİCİYE YETERİNCE SAHİP ÇIKAMADI”

Bu hengâmede her şeye rağmen ihracatçı, fındığı geçen yıl ortalama 14,8 dolardan satmıştır. Arkadaşlar, bu yaklaşık 700 liraya, kabuklu ağırlığıyla ise 350 liraya geliyor. Yani üreticiden 200 liranın bile altında aldıkları fındığı iki katı fiyata satmayı başarmışlardır. Tüm bunlar olurken maalesef üreticiye bu kurumlar sahip çıkmazken, muhalefet partileri de yeterince sahip çıkamamıştır. Bütün bölgede Sakarya’dan Rize’ye kadar tüm üreticiler bir fındık mitingi beklentisi ortaya koymuşken, iki yılda bir fındık mitingi yapılmamış, üreticiye sahip çıkılmamıştır.

Geçen yıl ziraat odaları, yerel basın ve şahıslar, bizim de dâhil olduğumuz bir motivasyon ve üretici dayanışmasıyla, bu kurumların sahiplenmediği üreticiyi biz sahiplendik ve fındıklarını pazara indirmemesi, fındıkları elinde tutması konusunda bir dayanışma gerçekleştirdik. Fakat bu destek görmediğinden, Ferrero’nun başında olduğu fındık baronlarının özel operasyonlarıyla yalnız bırakıldığı için başarıya ulaşmadı ve fındık maalesef üreticinin elinde kaldı.”

“MALİYET ENFLASYONUN ÜZERİNDE”

Fındıkta fiyatı rekolte ve maliyetin belirlediğini ifade eden Adıgüzel, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Rekolte çalışmaları bu hafta tamamlanmak üzere. Ancak rekolte konusunda yetkisi olmayan ve zamanından çok önce, yasaya aykırı şekilde açıklama yapan ihracatçı birliklerinin verdiği 800’lü rakamlar doğru değildir. Sahadan gelen bilgiler 600 ila 650 bin tonluk bir rekolte göstermektedir. Maliyet ise enflasyonun da üzerindedir. Çünkü hem işçilik maliyeti ülkemizde yüksektir hem de Körfez’deki savaş nedeniyle hem gıda fiyatları hem de gübre fiyatları Türkiye’deki enflasyonun üzerinde arttığından maliyetin de 200 liranın çok üstünde olması muhtemeldir. O yüzden başka parametreleri de dikkate almak gerekir.

“400 LİRALIK FİYAT BEKLENTİMİZ VAR”

Cumhuriyet Halk Partisi olarak biz geçen yıl 250 lira fiyat talep ettik.  250 lirayı baz alsak ve ENAG’ın yüzde 50’nin üzerindeki enflasyon gerçeğiyle bunu oranlasak, geçen yılki aynı oranı bugün de korusak, bugün 375 lira fiyat beklentisini ortaya koymaktadır. İlave olarak bu yıl eğimli araziye ilave destek beklentimiz vardır. Fındıkta destekleme, 2014 yılında en son revize edilmiş ve dönüm başına 170 lira olarak belirlenmişti. Bizim talebimiz, maliyetin yüksek olduğu yüzde 6 eğimin üzerindeki arazilere ilave destek verilmesidir. Bu yüzden bu yıl başlamak üzere, dönüm başına değil, üretilen fındığın kilosu başına, yüzde 6’nın üzerindeki eğimli arazilere ilave 25 lira destek bekliyoruz. Türkiye genelinde 375 liralık taban fiyat beklentisine, yüzde 6’nın üzerindeki eğimli araziler için 25 lira destek eklenerek bu bölgelerde 400 liralık bir fiyat beklentimizi ortaya koyuyoruz.

Fındıkta fiyatlar çok önemlidir. Çünkü her bir liralık artış Türkiye’ye yaklaşık 800 milyon, yani yaklaşık 1 milyar lira girdi sağlamaktadır. Çünkü tamamı ihraç edilen bir üründen bahsediyoruz. Yine bölgede fındıktan başka geçim imkânı olmadığı için, dört kişilik bir çiftçi ailesinde iki birey asgari ücretle çalışıyorsa yıllık gelirlerinin en az 720 bin lira olması gerekir. Bu 720 bin liralık geliri fındık gelirine ve kilo başına beklentiye uyarlarsak, en az 360 lira olması gerekir ki o ailenin iki kişinin yıllık asgari ücret toplamına denk gelsin. Bu da o bahçeyi, bitişiğindeki ormanı vatanı bekler gibi bekleyen, aslında orada fındık üretiminden başka görev de yapan bu halkı desteklemek anlamına gelmektedir.”

“TELEVİZYONLARDA BOŞ BOŞ KONUŞUYORLAR”

 Bazı AK Partili milletvekillerine seslenen Adıgüzel, şunları söyledi:

“Şimdi bu arada dersini iyi çalışmayan, bize ve diğer siyasilere oturduğu yerden ahkam kesen siyasetçiler var. Fındık konusunda konuşmayıp, bir konuşunca da boş konuşan insanlar var. Özellikle bazı AK Partili vekiller. Bunlar için ‘boş gezenin boş kalfası’ demek istiyorum ama ortalıkta gezdiklerini de pek görmüyoruz. Televizyonlarda boş boş konuşuyorlar. Biz bu konuda sadece fındık fiyatını konuşmuyoruz. Fındık sektörünün bahçeden ihracata kadar her alanını çalıştık.

Bakın, burada bir Fındık Kanunu teklifim var. İki dönemde de bu Fındık Kanunu teklifini verdim. Tam 33 madde. Her şey var. Fındıkta taban fiyatın belirlenmesi, destekleme, hatta finansmanı, Fındık Bankası gibi bir kuruluşun kurulması, fındık sektörünü düzenleyecek kuruluna kadar her detay var. Dolayısıyla biz bunun kitabını yazdık. Onlara da okumalarını tavsiye ederim. Bu şekilde boş boş konuşmak yerine.”

Mustafa Adıgüzel, cuma günüTBMM’ye gelen dokunulmazlık dosyasına ilişkin de şunları söyledi:

“Bu dokunulmazlık dosyasının haberini mesai dışında aldığım için içeriğini henüz öğrenmiş değilim. Ancak daha önce iki dokunulmazlık dosyam vardı. Birisi çevre mücadelesinde maden şirketinin çadırlarını yıktığımız iddiasıyla mala zarar verme, diğeri de Meclis kürsüsünden yaptığım bir konuşma nedeniyle hakaret suçlamasıydı. Yani bugüne kadar yolsuzluk, hırsızlık, ahlaksızlık gibi adli suçlardan dolayı herhangi bir dokunulmazlık dosyam olmamıştır. Bu son gelen dosyanın ne olduğunu da şu anda hâlâ bilmiyorum. Hafta sonunda bu açıklamayı yaptım. Sabah başvuruda bulundum ancak öğleden sonra alabileceğimi söylediler.

Şu anda içeriğini dahi bilmeden buradan ilan ediyorum: Eğer kürsü dokunulmazlığı, fikir ve ifade özgürlüğü gibi siyasi bir konu dışında bir konu ise dokunulmazlığımın kaldırılması için doğrudan kendim dilekçe vereceğim. İçeriğini bile bilmeden bunu söylüyorum. Ayrıca hem önceki iki dokunulmazlık dosyamın hem de bu dokunulmazlık dosyamın içeriği ne olursa olsun, dosyanın Meclis’e gönderilmesini ve bununla ilgili olumlu oy kullanacağımı da buradan beyan etmek istiyorum.

Bu tavrımı da Sayın Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu’nun geçmişte her seferinde söylediği gibi ‘Kaldırın dokunulmazlığımı, mahkemede hesaplaşalım’ anlayışı doğrultusunda ortaya koyuyorum. Fikir ve ifade özgürlüğü ile kürsü dokunulmazlığı kapsamı dışındaki adli suç isnadı bulunan tüm milletvekillerine de bu yaklaşımı tavsiye ediyorum. Çünkü esas yük, bir milletvekiline yöneltilen ahlaksızlık, yolsuzluk veya hırsızlık suçlamasıdır. Bu yükü taşımak yerine doğrudan mahkemede hesaplaşmayı tercih etmek gerektiğini düşünüyorum. Ben de kendimle ilgili bu üçüncü dokunulmazlık dosyası öğleden sonra elime ulaşır ulaşmaz içeriğini kamuoyuyla paylaşacağımı burada beyan etmek istiyorum.”

yok

Author: Mehmet Yıldız